Hayatın nabzını tutan sosyal ağların yarattığı dinamik ortam, pazarlama dünyasında ki müşterilerini tanıyabilmeleri ve onlarla yakınlaşabilmeleri için paha biçilmez bir maden kaynağı sunuyor. Sosyal mecrada yer olmak, markalar için fırsatlar ile birlikte riskleri de bir arada yaşamak anlamına geliyor.

10 Sosyal Ağ Kuralı:

1- Hazır olmadan yola çıkmamak

Rahat, hazır ol! Sosyal mecralara girmek, bildiğiniz,tanıdığınız ve kontrol edebildiğiniz konfor alanından çıkmanız anlamına geliyor. Kullanıcıların bir kısmı sizinle gerçek kimliği ile ilişki kuracak. Bazıları ile takma ad ve sahte kimliklerle karşınıza çıkabilecek. Belkide duymak istemeyeceğiniz yorumlar ve eleştirilerle karşılaşacak ve rahatsız olacaksınız. O yüzden bu dünyaya girmeden önce kendinize gerçekten hazır olup olmadığınızı sorun. Ego’larınızı bir kenara bırakın ve kendi sosyal ağınızı sabırla ve dikkatli bir şekilde inşa etmeye başlayın.

2- Stratejiyi bilinenler üzerine kurmak

Sosyal medyada dev adımlar atmamak gerek. Kullanıcılarınıza yakınlaşmak istiyorsunuz, onları bezdirmeden ilişki kurabilmelisiniz. Güvenli bir liman yaratmanın yollarını arayın. Kullanıcılarınızı daha yakından tanımak için onlarla sohbet edin. Kalıcı dostluklar ve sadık marka avukatları yaratma fırsatları arayın. İnsanların hayatlarını kolaylaştırabilecek bir ortam yaratın. Sadık kullanıcılarınıza büyük özen gösterin.

3- İletişim kurulacak grubu doğru analiz etmek

İletişim çalışması planlanırken karşınızdaki kitleyi mümkün olduğunca derinlikli olarak tanımaya çalışın. Onları bir grup olarak değil, birey olarak görebilmeye çalışın. Doğru kişilere seslenin. Ayrıca sosyal teknografik profilinizide analiz edin.

4- Açık ve şeffaf bir iletişim kurmak

Doğruları söylemek İnternet alanında sahte olana tahammül yok! Kullanıcılar gerçekleri saptıranları veya doğruyu söylemeyenleri affetmiyorlar. Sevilen bir karakter,beğenilen bir sosyal medya arkadaşı olmak istiyorsanız, işe kendinizi anlatarak başlayın. Samimi ve erişilebilir olun. Yalanlarınız ve doğallıktan uzaklığınız sosyal medya ormanında gümbür gümbür duyulur.

5- Konuşmaktan çok dinlemek

Pisst, sessiz ol! insanlar aralarında konuşurken onları sessizce dinlemelisiniz. Kullanıcılar deneyimlerini,sevdikleri veya sevmedikleri ürünleri,markaları birbirine anlatıyorlar.Sizde bu diyaloglara yavaşça kulak verin. Tüketicilerin kendi aralarındaki iletişimi size sürekli eğitim imkanı sunan bir okul olarak görün. Kullanıcılara yanıtlar verin,teşekkür edin. Sevgi pıtırcığının yanına saygınızıda eklemeyi unutmayın.

6- İnsanlarla hayalleri ve idealleri paylaşmak

Kullanıcılarınıza karşı boş olmayın açık olun. Onlarla kendi düşüncelerinizi, hayallerinizi paylaşın. İnandığınız değerler çerçevesinde adımlar atarsanız ve bunda samimi olduğunuzu hissettirmeyi başarırsanız kullanıcılarda size destek verecektir.

7- Dikkat çekmek, insanları işin içine katmak

İnternetin kalabalık, renkli ve hareketli dünyasında sabırsız canı sıkılan beklemekten hoşlanmayan bir sayfadan öbürüne kelebekler gibi uçuşan kalabalıklar çok çabuk bıkıyorlar. Dikkat çekmek için teknikler,reklam oyunları yeterli gelmiyor. Napcaz peki? İlgiyi yüksek tutmak istiyorsanız, insanların neleri sevdiğini nelerden hoşlandığını sürekli ölçmek ve değerlendirmek gerekiyor. Bir hikaye anlatın, gerçekçi olun ve harekete geçin!

8- Eğlenceli olmak

İnsanların ilgilsini çekebilmenin en iyi araçlarından birinin eğlence olduğu bilinen bir gerçek. Sosyal medyanın dinamik ortamı içinde eğlenceli içerikleri bile çok çabuk tüketiyoruz. Pazarlama dünyasının durağan ve kurumsal iletişim dili artık ilgi çekici değil. Beyin her zaman farklı olana odaklanır. Ödüller sunun. Yapılmayanı yapmaya çalışın. Yaratıcı ekibinizi devreye sokun ve marka cazibenizi yitirmeyin.

9- Kitlelerin yayma gücünden yararlanmak için onlara öyküler anlatmak

Kitlelere dijital öykülemeniz ile ne vaat ettiğinizi ve anlatacaklarınızı onların hayatında ne anlam ifade edeceğini sorgulayın. Akılda kalıcılık içinde, öykünüz kolay anlatılır ve paylaşılabilir bir yapıda olamalıdır. Öykü veya hikayenizi ifade ederken bir konuşma dili gibi görünmeli. Doğal bir şekilde kullanmalısınız. Aristoteles’in tavsiyesi; ‘Halk ağzıyla konuş, ama zeki insanlar gibi düşün.’

10-Eleştirilere karşı duracak, çözüm bulacak yapılar kurmak

Özellikle çığ gibi büyüyecek olumsuz söylentileri durdurabilmek için neler yapabileceğiniz konusunda çözümler geliştirin. Kriz masaları kurun. Senaryolar geliştirin. Online eleştirilere asla sert cevap vermeyin. Çözüm için sakin bir tavır içine girmeyi deneyin. Sihirli cümleyi, ‘Sizin için ne yapabilirim?’ sorusunu sorun.

Bu 10 madde dahada ayrıntılı olarak çeşitlenebilir. Ayrıca sosyal medya alanında yansıyan kullanıcıların birer klavye sözcüsü olduğumuzu unutmayalım. Anlatılan bu 10 edilgen dildeki sosyal ağ kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım. Aksi takdirde ceza oranı, soyut anlamda yapılacak hataya karşı itibar kaybı yaratabilir ve markanız adına ciddi zararlar verebilir.

 

 

Bir önceki yazım olan Farazi yatkınlık başlıklı makalem ad, ad agency ve creativity hakkında bilgiler verilmektedir.