Yepyeni dışavurum oyunları kategorisinde Candy Crush oyununu ele alacağız.

Şimdi bu yazıyı okurken ‘Aman kafayı çok yormayalım. Oyun işte zaman geçirmek ve kafayı dağıtmak için oynuyoruz’ dediğiniz oluyordur. Ama tüm bunların arkasında gizlenen ve sizi bağımlı yapan gerçekler neler?

Bende empati yaparak ve gözlemleyerek haftalarca bu oyunu oynadım. Oynayanları gözlemledim. Hatta bu oyunu bağımlılık derecesinde oynayanlara sorular bile sordum. Hepsini sentezleyerek bu yazıyı ortaya çıkarttım.

Buyrunuz..

 unnamed

Candy Crush’un bugüne kadar yapılmış en güzel oyun olmadığı aşikar ama Candy Crush Saga’nın dünyanın en çok bağımlılık yapan oyun olduğunu söyleyebiliriz. Bu oyunun adını duymayan zaten yok. En azından her gün Facebook’tan gelen candy crush oyun isteklerinden bıkmışsınızdır.

Psikologlar Candy Crush Saga’nın masum bir oyundan çok, geliştiricisi tarafından istenerek bağımlılık yapacak şekilde geliştirildiğini belirtiyorlar. Çünkü onlara göre, Tetris ile başlayan ve daha sonra Bejeweled ile had safhaya ulaşan bu ‘model veya renk eşleştirme’ oyunlarının, bazı insanların beyinlerindeki en köklü arzuları tatmin ettiğini düşünüyorlar.

Öte yandan, bazı analist ve psikologlar ise Candy Crush Saga’nın bu bağımlılık ile kendini bitirecek olan tohumları attığını düşünüyor. AppData’nın verilerine göre 45 milyon kişi her ay düzenli olarak bu oyunu oyunuyor, Google Play ve Apple iTunes’un birkaç ay için en çok indirilen uygulaması oldu. Ve ThinkGaming’in hesaplamasına göre geliştiricisi King.com’a her ay 600,000 dolardan fazla gelir sağlıyor. Bu da bir yılda 230 milyon dolardan daha fazla bir gelir anlamına geliyor.

Oyunun kuralları çok basit, oyuncular aynı renkteki 3 veya daha fazla şekerlemeyi yanyana veya üst üste getirerek patlamalarını sağlıyor. Şu an hali hazırda 400’den fazla bölümü var ve geliştiricisi günbegün yeni bölümler ve zorluklar ekliyor. Yani oyunlar hiçbir zaman yeni zorluklardan mahrum kalmıyor. Ayrıca oyunun parlak renkleri ve müziği ise kesinlikle çekiciliğini artırıyor. Gözümü alamıyordum bazen oyundan.

Psikologlar Candy Crush’ta kullanılan bu taktiği ‘taraflı destek efekti’ olarak adlandırıyorlarmış. Nottingham Trent University’nin psikoloji departmanına bağlı olan ve oyunlarla ilgili psikolojik araştırmalar yapan International Gaming Research Unit’in direktörü Mark Griffiths: “İnsanlar oyun bu özel şekerleri göndermediğinde sürekli başka şeyler patlatmaya devam ediyorlar ve söz konusu desteğin her an gelecebileceğini umuyorlar.” diyor. Yani istemsizce bir umut besleniyor.

Candy Crush’ın çekici bir diğer özelliği de zaman baskısını ortadan kaldırması; birkaç bölüm hariç zamana karşı yarışmıyorsun. Oyunun dayattığı limit zaman yerine hamle sayısı var. Çoğu zaman patlatmadan gereken yalnızca bir şeker daha kalıyor ancak sen tüm hamle hakkını kullanmış oluyorsun. Tam da bu anda oyun sana ekstra hamle hakkı veriyor. Tabi ki küçücük bir ödeme karşılığında..

Ekran Resmi 2014-02-08 20.53.29

Birçok oyun ‘en yüksek skorlar’ listesiyle oyuncularını motive ediyor. Bu yeni bir şey değil zaten. Atari salonlarından beri hayatımızda. Ancak Candy Crush bu işi tam anlamıyla kişiselleştiriyor. Facebook arkadaş listenize erişiyor ve siz bölüme başlamadan arkadaşlarınızın hangi skorları yaptığını gösteriyor. Tabi ki bu sizin dişlerinizi sıkıp “sen şimdi görürsün!” demenize sebep olmuyor ancak ister istemez içinizden “madem o yapmış bende yaparım” diyorsunuz. Öte yandan Candy Crush oyunu bir süredir oynamayan oyuncuları zekice geri çağırıyor. Mesela arkadaşınız bir süredir oynamıyor; siz oyuna girdiğinizde “Burcu 36 gündür takıldı kaldı, ona yardım et” şeklinde bir ibare çıkıyor. Siz butona tıklayarak Burcu’ya hediye gönderiyorunuz fakat arkadaşınız tıkanmaktan ziyade oyunu bırakmış oluyor. Tahrik fonksiyonuda devrede!

Bağımlılık yapan davranışlar uzmanı Adi Jaffe “Oyuncular arkadaşlarıyla mücadeleye ve kendilerini kıyaslamaya başlıyorlar. Oyunun içerisine dahil edilen ‘arkadaş’ kavramı, bağımlılık azaltılabilecekken aksine artmasına sebep oluyor.” demekte.

Candy Crush beyinin model bulma sisteminin en esas olan noktasından erişiyor. İnsanların binlerce yıl içerisinde doğadaki modelleri bulma ve reaksiyon gösterme eğilimini kullanıyor. Arayüz dizaynı konusunda uzman ve MauroNewmedia’nın başkanı olan Charles Mauro, “Bu insanın yalnızca iyi olduğu bir şey değil, başardıktan sonra iyi hissettiği bir şey” diyor.

Oyun karşısındaki oyuncuya fazla baskı yapmaktan kaçınıyor çünkü aksi takdirde oyuncuların kendilerini iyi hissettiği yer olmaktan çıkabilir. O yüzden tehlikeli. Bu nedenle eğer oyuncu tıkanırsa, ona hangi şekerleri patlatabileceğini gösteriyor. Buda oyunu kolay ve hala ‘oyuncunun dostu’ imajında tutuyor. Öte yandan yeni oyuncuların da oyunu kısa sürede sevmesi ve zorlanmaması sağlanıyor.

page_candy-crush-tutkusunun-sirri_667260709

Peki Candy Crush’ın uyuz etme serüvenleri neler?

1- Arkadaşlarımızla rekabet içinde giderken o son hamle varya o son hamle! Günlerce uğraştığımız bölümü geçmek için son iki şekeri patlatmamız gerekiyor ama sizin bir hamleniz var, işte o saç baş yolduran bir durum haline geliyor!

2- Bu size değil daha çok facebook arkadaş listenizi sinir eden bir durum haline geliyor. Siz istiyorsunuz ki, hiç durmadan bu oyunu oynayayım, bunun için de bütün listemi davet edeyim, sürekli can gelsin. Arkadaşlarınızın yakarışlarını duyuyorsunuzdur herhalde  ‘Yeter, oyun istekleri gönderme!’

3- Ücretsiz olarak indirdiğiniz uygulamada şekerleri patlatıp jöleleri temizlerken, bir de bakıyorsunuz ki ekstra hamle satın almanız için bir uyarı çıkıyor önünüze. Zaten haftalar olmuş aynı bölümdesiniz. Dolarında yükseldiği bu zamanlarda 0.99 dolar vermemek için kendinizi zor tuttuğunuz bu an sinirlerinizi oldukça geriyor.

4- Ayrıca oyunun aşırı derecede bağımlılık yaratıyor olması tehlikeli bir hal alıyor. Canlar bittikten sonra, özellikle size can gönderecek tüm arkadaşlarınızın uyku saatine denk geldiyse, beklemek oldukça sıkıntılı oluyor. Hatta arkadaşını uykusundan kaldırıp can isteyen kullanıcılar bile varmış.

Genel kapsamda oyunu oynaması ücretsiz olsada hamle sayısı bittiğinde oyun hemen ekstra hamle satın almanızı öneriyor. Bu birçok insanda hemen ‘yetersizlik’ duygusunun hissedilmesine yol açıyor. Yani oyun sinsi bir biçimde ‘sen bunu oynamak için yeteri kadar iyi değilsin, bu nedenle para ödemelisin’ demenin mesajını veriyor.

Özetle bu söylediklerim ve söylenenler aslında birçok oyun için geçerli. Bu tür oyunlar daha çok bağımlılık ve hırs üzerine kurulu bir alışkanlık yaratıyor.  Zaten her şey beynimizin modelleri algılaması ve görevi tamamlamasıyla ilgili. Tüketim toplumuyuz, bu oyun bitecek başka bir oyun fenomen olacak. Tıpkı bir anda fenomen olup kapanan ‘Flappy Bird oyunu gibi.

 

 

Bir önceki yazım olan Mobil pazarlamada 16 önemli unsur başlıklı makalem marketing, mobil ve mobile hakkında bilgiler verilmektedir.