Gönderileriniz Facebook’ta az kişiye mi ulaşıyor? Daha çok insanın haber kaynağında mı görünmek istiyorsunuz? İşte tüyolar bu yazıda!
Bu yazıda Facebook algoritmasının nasıl çalıştığını ve yayınlarınızın haber akışında daha çok görünürlüğü için nasıl optimize edebileceğinizi keşfedeceksiniz.
O zaman başlayalım!

 

1-İçeriğinizin Facebook’un Haber Akışında Algoritma Derecesi

Geçtiğimiz aylarda Adam Mosseri (Vice President, News Feed at Facebook) Facebook’un düzenlediği F8 konferansında haber akışı durumunu şu şekilde anlattı.
İlk önce bir algoritmanın belirli bir sorunun çözümü için bir formül ya da adımlar içerdiğini söyledi. Daha sonra nasıl çalıştığını göstermek için bir örnek üzerinden gitti.
Örneğin: Arkadaşın bir restoranda siparişini nasıl verir?
Bir çözüm bulmak için Adam Mosseri bu sorunu dört aşamaya indiriyor:
  • Seçeneklerin ne olduğunu görmek için menüyü kontrol eder.
  • Bütün bilgileri elinde tutar. (örneğin arkadaşın ne yemeyi seviyor, öğle veya akşam yemeği mi, restoranda ne iyi?).
  • Sonrasında tahminler yapar. (örneğin bugün öğle yemeği için arkadaşıma somon balığı mı ısmarlasam yoksa çikolatalı sufle mi?)
  • Daha sonra bu bilgilerin hepsini değerlendirip ve dikkate alıp, arkadaşın için siparişi en doğru şekilde sunmak.
Bu durum aslında günlük hayatımızda da başımıza gelen olaylar. Sevgilime ne ısmarlasam? En sevdiği şey neydi? En çok nereye gitmeyi sever? gibi sorular ile en iyi seçeneği ona çıkartmak oluyor aslında.
Facebook algoritması haber akışında içeriği nasıl sıralayacağına karar verirken bu dört aşamayı kullanıyor.
Bu adımlar şunlar:
  • Envanter(Döküm)( Menüde neler var?)
  • Sinyaller(Öğle ya da akşam yemeği mi?)
  • Tahminler(Somonu sever mi?)
  • Skor(Siparişi ver!)
Envanter(Döküm)
Haber akışınızı ilk açtığınızda Facebook’un algoritması, arkadaşlarınızın ve takip ettiğiniz sayfaların gönderdikleri tüm içeriklere bakarak bir döküm çıkarır. (Arkadaşınızın menüde neler olduğunu görmek için kontrol ettiği gibi)
Sinyaller
Daha sonrasında mevcut tüm verileri ele alınır ve belirli bir hikâyede sizinle nasıl ilgilendiğiniz konusunda bilinçli bir karar vermeye çalışır. Facebook bu verileri “İşaretler” olarak adlandırıyor. Facebook’un kimlerin içeriklerini kime gönderdiğini, bir kullanıcının telefon ile yaptığı işlemler, hangi zamanda, kimlerle? gibi analizlerle içeriğinizi sıralamayı düşündüğü yüz binlerce kişiyi tarıyor. Dökümleri sinyallere dönüştürüyor.
Tahminler
Facebook, tahminleri yapmaya ve belirli sonuçların olasılığını hesaplamaya yardımcı olması için bu sinyalleri kullanıyor.  Örneğin, bir içerik üzerinde yorum yapma, içeriği paylaşma, içeriği okumak için harcadığı zaman gibi etmenler.
Skor
Bu tahminleri yaptıktan ve olasılıkları hesapladıktan sonra, Facebook, bilgileri belirli bir hikayede olabileceğini düşündüğünü gösteren bir “uygunluk skoru” hesaplıyor ve bunları kendi içinde konsolide ediyor.
Facebook, kullanıcıların haber akışından görmek istedikleri içeriği öngörmeye çalışır. Bu sıralama işlemi, Facebook’u her açtığınızda gerçekleşir ve sonuç olarak yayınınızın neye benzediğini belirler. Facebook çeşitli faktörlere dayanan bir sonuç puanı hesaplar ve sonuçta kullanıcıların Facebook haber akışında ne görmek istediğini belirler.
Facebookalgo

2- Facebook’un İçeriğinizi Sıralarken Değerlendirdiği Sinyaller

Facebook News Feed Başkanı Adam Mosseri’in F8 Zirvesi açılış konuşmasında şunu da belirtti: “Haber akışınızda gördüğünüz şeyin en kritik girdisi; kiminle arkadaşlığa karar verdiğiniz ve hangi sayfaları öncelikle takip etmeye karar verdiğinizdir.” dedi.
Bu kritik girdiler, Facebook’un ilgi alanlarınızla en alakalı bir haber akışı yayınlarken, sayısız sinyali nasıl yorumladığını da büyük oranda belirliyor.
Facebook’taki sıralamanızı etkileyecek belirli sinyallerden bazıları ise şunları içeriyor:
Kim bir hikâye yayınladı?
  • O kişi / yayıncıdan gelen yayınların sıklığı
  • Kullanıcının varsa olumsuz geri bildirimleri
Etkileşim
  • İçerik için harcanan ortalama süre
  • Bir içeriğin sahip olduğu genel katılım etkileşimi
İçerik gönderildiğinde
  • Arkadaş etiketleri
  • Arkadaşın son yorumu
İçerik türü
  • Sayfa profilinin tamamlanması ve bilgilerinin eksiksiz girilmesi
  • Bir kullanıcıdan mı veya bir marka sayfasından mı gönderildi?
  • Yayın ne kadar bilgilendirici?
Bu sinyaller, içeriğinizin Facebook haber kaynağındaki sıralamanızı etkiliyor.

3- İçeriğiniz Sıralanırken Facebook Tarafından Yapılan Tahminler

Facebook, her kullanıcının arkadaş ağını takip ettiği sayfaları ve yukarıdaki sinyalleri kullanarak bir dizi öngörü ve olasılık yaratıyor.
Bunlar:
  • Tıklanma
  • Bir içerik ile geçirilen vakit
  • Beğeni, yorum ve paylaşım
  • Bilgilendiriciliği
  • İçerikteki hareketlilik
  • İçerik çıplaklık, şiddet vb. içermesi
Bu sıralamalar bir alaka skorunu oluşturuyor ve dolayısıyla Facebook’ta her kişiye özgü bir haber özetiyle bu öngörüleri kullanıyor.

 

4- İçeriğinizin Facebook Algoritması İçin Optimize Edilmesi

Biz dijital iletişimciler olarak içeriğimizin mümkün olduğunca çok sayıda kişi tarafından görülmesini ve ses getirmesini isteriz. İçeriklerimizin ilgi çekici, bilgilendirici ve değer kaynağı yaratmasının ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Eğer bu türde bir içeriğimiz yok ise muhtemelen ürettiğimiz içerikler haber akışında daha az görünüyor olacak. (Tabii sponsorlu reklamlar sizi tetiklemiyor ise)
Aşağıda yer alan ipuçları listesi, mümkün olduğunca çok sayıda haber akışına ulaşan içerik oluşturmanıza yardımcı olacak. Tabii yukarıdaki belirttiğim maddeler yönergesinde
-Facebook sayfanızdan gelen olumsuz geri bildirimleri en aza indirin. Özellikle hiçbir şikayet, engelleme veya spam almamaya çalışın.
-İçeriklerinizde olumlu geri bildirimler ortaya çıkarmak için, pozitif beğeni ve reaksiyonlar sağlayacak şekilde içeriklerinizi oluşturun. Nefret, kin gibi içeriklere yer vermeyin.
Facebook özellikle ifade reaksiyonlarını, içerik sıralamanızda biraz daha fazla önemsiyor. 

 

-Etkileşim yaratıcı ve içeriği paylaşmaya değer kılıcı bir şekilde yaratım yapın. Özellikle video içerikler bu kapsamda mükemmel bir seçenek. Bu içerikleri oluştururken de yaratıcı ve ilgi çekici olmaya çalışın.
-Kitlenizin beğenisine, yorum yapmaya ve arkadaşlarıyla paylaşmaya neden olma olasılığı yüksek içerikler oluşturun. Haliyle çok fazla beğeni ve paylaşım alan içerik, haber akışında çok daha fazla kişiye ulaştığı gibi görünme sıklığı da artıyor.
-Kişilerin bağlantılarınızı, fotoğraflarınızı, videolarınızı ve diğer içerikleri tıklamalarına yol açabilecek içerikler oluşturun. Burada içeriğinizde yer alan görselin veya videonun kalitesi ve albenisi de ön plan oluşturuyor.
-Tutarlı bir içerik takvimi oluşturun.
-İlgili hedef kitlenizi araştırın ve kapsamlı olarak hedefleyin. Bunun için Facebook Audience Insight’ı kullanabilirsiniz. Buradan hedef kitlenizin demografik, ilgi alanları ve davranışlarını araştırabilirsiniz.  https://www.facebook.com/ads/audience-insights/

 

Bu durumlardan uzak durun!
-Kullanıcıları yanlış yönlendiren ve azmettiren fake, spam dışı yalan içerik ve linkler oluşturmayın. Telif durumuna da çok dikkat edin. Facebook bu tuzakları hemen fark ediyor ve cezalandırma bile yapıyor.
– Facebook’un Şartlar ve Koşullarını ihlal eden içerikler oluşturmayın. (Çıplaklık,nefret,kan, terör vs.) https://www.facebook.com/terms
Facebook Yardım Kılavuzunu kullanın. https://www.facebook.com/help/

 

Son olarak; 

Haber akışınızda içeriklerin daha çok görünmesini istiyorsanız hedef kitlenize göre hareket ederek ilgili içerikler oluşturmanız gerekli. Bu içerikler eğlenceli ya da bilgilendirici şekilde ilerlediği zaman, kitlenize doğru bir şekilde oynamış oluyorsunuz. Facebook kurallarına ve koşullarına da uyarak Facebook’un sevdiği durumları yerine getirip bir tık daha öne geçebilirsiniz. Ayrıca videonun gücünü ve görsel kaliteyi de önemseyin. Yaratıcılığı da içeriklerinize dahil edin.
Ek olarak; daha fazla kitleye ulaşmak için Facebook reklamları her an devrede. Doğru reklam hedeflemeleri ve optimizasyonu ile bütçe dâhilinde kısa vadede daha geniş ve ilgili kitlelere ulaşmak da etkili bir seçenek.

 

 

Kaynak: SocialMediaExaminer – Paul Ramondo

 

Bir önceki yazım olan 2017'de dijital trendler neler olacak? başlıklı makalem 2017, dijital ve dijital trendler hakkında bilgiler verilmektedir.