X, Y, Z kuşağı dedik alfabenin sonuna mı geldik?  Özellikle iş dünyasında popüler olan Generation Flux / GenFlux adında bir kuşaktan söz ediliyor. Türkçeye çevirmeye çalıştığımızda Flux ( Akış, değişip durma) anlamına geliyor. Biz de bu kuşağı değişken kuşak, esnek kuşak gibi çeviriler olarak tanımlayabiliriz. Ama en uygunu ‘değişken kuşak’ gibi.
Genaration Flux kuşağı için gerçek anlamda bir kariyer planı yok hatta düz bir kariyer planı hiç mi hiç yok.  Kişide birden çok beceri ve özellik olması da biraz bunu getiriyor. Bu kuşak diğer kuşaklar gibi belli bir yaş aralığında da değil. 35 yaşında bir mühendis, 18 yaşında bir genç ve 55 yaşında bir doktor çok rahat bu kuşağı temsil ediyor olabilir. Bu kuşakta var olan şey, belirsizlik ve biraz da kaos. Kaos teorisi aslında bu kuşağın ortaya çıkışını biraz açıklayabilir.
Kaos teorisi aslında şu anki iş dünyasının halinden besleniyor. Çoğu şirket artık uzun yıllar içeren planlar yapamıyorlar. Her an her şey olabilir. 5 Yıl öncesinin en ünlü bilişim şirketi bir anda yok olabiliyor. Kodak artık yok, Nokia cep telefonu lideriyken şu zamanda rakiplerine göre geride. Bir zamanların popüler mesaj servisi msn’e ne oldu?
Yani Flux generation twitter Trend topic listesi gibi. Her an her şey olabilir ve çok hızlı değişebilir. İşte bu değişken pazar durumu Flux kuşağını besliyor ve büyütüyor. Gelecek hakkında öngörü yapmak artık zorlaşıyor. Şirketler problemlerle karşılaştığında bunu eski çözüm yolları ile çözemiyorlar. Seth Godin Turkcell Akademi pazarlama konferansında: ”Sanayi ekonomisine dayalı bütün şirketler batacak” dedi. Kaos içinde aynı zamanda yüksek fırsatlarıda barındırıyor. Çünkü taşlar her seferinde dağılıyor ve taşlar yerine yeniden oturuyor. Her yeniden oturma dönemi yüksek fırsatlar barındırıyor ve belli kurallar yüzünden engellenen bireylerin engelleri ortadan kalkıyor.
1111YBB-super-worker
Değişken bu kuşak çok sayıda iş değiştirebiliyor ve çok sayıda sıfırdan başlangıç yapabiliyor. Genç yaşta işe girmeye çalışıyor. Okulu bitirmeyi beklemiyor. Okul bir süre sonra diploma zorunluluğundan başka bir şeye dönüşmüyor. Kişi kendi işini geliştirebiliyor. Mesela fizik okuyor ama grafik tasarım öğreniyor, sonra çok iyi bir reklam ajansında art direktör oluveriyor. Fizikle aslında hiç ilgilenmiyor. Einstein yaşasaydı; ‘artık fiziğimle gündeme gelmek istemiyorum’ derdi.
Y kuşağından ziyade flux bu kuşağı sosyal medya ve internet oldukça destekliyor. Sosyal medya dünyasında çok sayıda değişken kuşak üyesine rastlayabilirsiniz. En basitinden bunun için insanların twitter profillerine bakmanız yeterli. Dün ruh hali kötüyken yarın muhteşem olabiliyorlar. Bu kişilerin çoğunluğu multi-task yani çoklu görev, çoklu iş yapabiliyorlar. En iyi oldukları yanları geliştirme eğilimindeler. Eksik yönleri üzerine çok gitmiyorlar. Değişen iş dünyasını çok iyi izliyorlar ve değişime göre güçlü yanlarını değiştirebiliyorlar. Güçlü olan değil, uyum sağlayan hayatta kalır.
İşletme mezunu ve MBA yapmış olabilirsiniz. Bir bankada işe başlarsınız  ve kriz çıkar işsiz kalırsınız. Bir gün can sıkıntısından yemek blogu yazmaya başlarsınız ve sosyal medyada ünlü olursunuz ve bir bakmışsınız soluğu bir dijital reklam ajansında almışsınız. Reklam dünyasının en önemli şahıslarından birisinizdir ve binlerce takipçinizin hatırına firmalar sizin peşinizdedir. Düşünün bankacılıktan nereye..
mh_bbdo_y_kusagi
Bu kuşağın kariyer öyküleri en çok insan kaynaklarından olan pınar hanımı şaşırtacak. Tipik İK’cı sorularının ardı arkası kesilmeyecek. Neden onu okudun ve neden şimdi bunu yapıyorsun? Neden?!  Eski İK cılar bu kuşağın özgeçmişini tutarsızlık olarak görüp diskalifiye ederken, yeni İK’cılar değişken kuşağın (flux) özgeçmişini çok sayıda yetenek ve yetkinlik olarak görecek. Meslekler değil becerilerin konuştuğu geleceğe doğru emin adımlarla gidiyoruz.
Aslında günümüzde normal olması gereken de bu galiba. Artık kimse canını sıkan bir işte çalışmak istemiyor. Ama kimse de mesleğini kendi seçmedi. Bir sınav sonrası rastgele kazanılmış üniversitelerin bölümlerinden medet umup, mezun olmak bölümle alakasız meslekte çalışmaktan daha tuhaf olamaz herhalde.
Önemli olan ise şu;  insanların neyi yaptığına değil, neyi iyi yapacağına bakmalıyız. Bilginin bu kadar hızlı aktığı bir yerde uzun vadeli bir kariyer planı yapmak mümkün değil. Bu kuşakla birlikte verilen iş ilanları da değişmek zorunda kalacak. Bu değişim o kadar güçlü ki artık konferanslarda sadece konu uzmanı kişiler değil, komedyenler, tiyatrocular, felsefeciler, öğretmenler de yer alıyor. Bunun için Ted konferanslarına göz atmanız yeterli. Cem yılmaz halen benim belli bir mesleğim yok deyip duruyor. Yeniliği arıyoruz, sahipleniyoruz ve bilgiye ulaşmak için her yolu deniyoruz.

 

Bir önceki yazım olan Yapay zeka ve sibernetik ilişkiler başlıklı makalem alone, artificial intelligence ve cinema hakkında bilgiler verilmektedir.