Sosyal medya mecralarında görmeye alışık olduğumuz gerçek zamanlı pazarlamanın etkileri gün geçtikçe artıyor. Caps’ler, iletiler ve gündeme dayalı içerikler var olan havuzda yayılımını gerçekleştiriyor.

Sosyal medya nüfusunun etkisi çoğaldıkça markanın kontrolü sadece markalarda olmuyor. Müşteriler markanın kaderini sosyal ağlarda, dijital yayıncılığın tüm olanaklarını sonuna kadar kullanarak belirliyor. Mobil cihazların önlenemeyen yükselişi, sosyal medyada milyarları geçen kullanıcı hesapları tek bir devrimi işaret ediyor aslında: Big data! (Big data konusu  ile ilgili yazımı linki tıklayarak okuyabilirsiniz. http://goo.gl/0DWA9x)

Saniyede yüzlerce tweetin atıldığı ve binlerce Facebook durum güncellemesinin yapıldığı hatta 34 bin Google aramasının yapıldığı bir dünyada pazarlamanın gerçek zamanlı hale gelmesi şart oluyor. Veri artık anlık olarak yönetilmek zorunda değil mi?

Peki Gerçek zamanlı pazarlama nedir?

Geçmişle bugünü kıyaslayarak değişen ekosistemin tamamında statik kültürden dinamik kültüre geçtiğimizin bir göstergesi var. Markalar, bu kültür içinde var olabilmek için hareketli olmak zorunda. Müşterilerin algısı, kendilerine iletilen tek yönlü mesajlara giderek kapanıyor.

Yeni müşteri, markayı konumlandıran, markanın ürün geliştirme aşamasından, servis sonrası hizmete kadar aktif rol alan, tartışan, eleştiren, öneren ve değiştiren bir modeli temsil ediyor.

Mobilleşen hayatın dijital markaları için geriye tek bir seçenek kalıyor. Doğru zamanda, doğru kişiye, doğru mesajı anlık olarak iletmek, müşteriyi online mecralarda izleyerek elde edilen verileri anlık yorumlamak ve bu verilere dayalı interaktif pazarlama iletişimi gerçekleştirmek.

Günümüzde dijital alanda yapılan kampanyaların çoğu gerçek zamanlı pazarlama kavramının içinde düşünülebilir. Örneğin, bir işletmenin o an mekanda bulunan ve Foursquare check-in yapan müşterilerinden birini seçip tüm masraflarını karşılaması ya da Twitter üzerinden düzenlenenen #hashtag kampanyaları gerçek zamanlı pazarlama için iyi birer örnek teşkil ediyor.

Gerçek zamanlı pazarlama tekniği ile anlık değişen kullanıcı davranışını yakalayıp anında harekete geçmek bir fırsat niteliği taşıyor. Gündemden beslenmek ve sempati kazanmak. Hımbıl ve hantal bir marka olmadığının imajını vermek. İşin jargonsuz cümlesi bu.

gerçek-zamanlı-pazarlama3

Örneğin; Rusya’nın Soçi kentine 51 milyar dolar harcayarak ev sahipliği yaptığı 2014 Kış Olimpiyatları dünyada heyecanla bekleniyordu. Şehrin altyapısının hazır olup olmadığı tartışmaları sürerken tarihler şubat ayını göstermiş ve 4 yılda bir gerçekleştirilen bu önemli etkinlik yüzlerce gazetecinin kente erkenden akın etmesine sebep olmuştu. 90 farklı ülkeden 2500’e yakın sporcunun yer aldığı dev organizasyon için adeta nefesler tutulmuştu. Derken yorgun argın Soçi’ye varan ve henüz ilk haberlerini geçmeyi akıllarından bile geçirmeyen gazeteciler otellerinde karşılaştıkları manzarayı kişisel sosyal medya hesaplarından duyurmaya başladılar. Öyle ki kimisinin perdesi tavandan aşağı sarkıyor, kimisinin ise odasındaki su sapsarı bir renkte akıyordu. Banyosunda yan yana iki tuvalet bulunanlar ise işi iyiden iyiye şakaya vuruyordu. ABD’nin saygın gazetelerinden Washington Post editörleri bir an bile beklemedi: Soçi’den yapılan ilk haberin başlığı “Soçi’deki gazeteciler otellerindeki berbat deneyimleri canlı tweetlerle paylaşıyor” oldu. Temizlik ürünleri Clorox anında tepki verdi ve çift başlıklı tuvalet temizleme fırçası görseliyle birlikte Twitter’dan yaydı: “Eğer kendinizi Soçi’de çift banyolu bir tuvalette bulursanız korkmayın… biz onu da düşündük.”

                                Soçi

Zeki ve bir o kadar eğlenceli içerik gerçek zamanla ile buluştuğunda ortaya çıkan ve adeta büyüleyen içerikler markaların gurur tablosu olurken bunu sürekli bir stratejiye dönüştürmek ise her zaman aynı etkiyi bırakmayabiliyor. Her marka için gerçek zamanlı pazarlama uygun olmayabilir. Kendini gerçek zamanlı paylaşımın büyüsüne kaptırmaya çalışan birçok marka tam anlamıyla duvara toslayabiliyor. Dijital pazarlama ajansı MRY’nin CEO’su Matt Britton’un konuya yaklaşımı ilgi çekici. Britton: “Oreo’nun attığı tweet gerçek zamanlı pazarlama uygulaması açısından harikaydı ancak bu sürekli bir strateji için başarılı olduğu anlamına gelmiyor. Çoğu zaman pazarlamacılar anlık olan bir başarıyı taklit ederek aynı başarıyı yakalayabilecekleri hatasına düşüyorlar. Bu tam anlamıyla bir sürü psikolojisi ve birçok marka için de üzüntü hatta utanç verici sonuçlar doğuruyor. Açıkçası sosyal medya pazarlamasına da zarar veriyorlar bu yaptıklarıyla. 50 yılını markalarını tasarlamak, konumlandırmak için harcamış marka uzmanları bir anda özel bir zamanda, belki de bir kez gerçekleşmiş bir büyüyü taklit etmek için markalarını harcıyorlar.” diyor.

Son günlerde popüler video haline gelmiş olan, bir fuarda ailesinin 13 yaşındaki çocuğuna 100 bin euro’luk yat alması ve çocuğun yat’a karşı beslediği duygunun ‘anlayamazsınız’ sözü ile markaların içerik angajman furyalarında an ve an yer aldı.

BgrlvFhCUAAVbLU

Adsızkk

BgvjEeACAAEuf-t

  Adsızköpük

 AdsızCC

Hatırlarsanız geçmişte ‘oğlum bak git’ videosunun popülaritesi ile yapılan gerçek zamanlı pazarlama içerikleri haliyle çok yer edinmişti. T-shirt’leri, bardakları, caps’leri hatta oyunu bile yapılmıştı. Bu video ve yarattığı etki furyası web geçmişinde kalıcılığını koruyor.

indir

tumblr_m4kmnpndhE1qi0scvo1_500

 sungurlu-da-oglum-bak-git-tisotleri-yok-satiy-3836039_o

Sosyal medyada anı yakalamak ve akımın bir parçası olarak markayı yeniden hatırlatmak veya markanın canlılığını göstermek gerçek zamanlı pazarlamanın dinamiği olarak yer alıyor. Bu durum bir anda tüketilip bırakılan bir akım olarak gözüksede yaratılan etki study case olarak akıllarda yer ediniyor.

Edelman dijital’in oluşturduğu gerçek zamanlı pazarlama karma şeması ideal içeriği çıkartmayı başarılı bir şekilde kümeliyor.

AdsızşemaPazarlama artık satıştan öte bağ kurma etkisi yaratıyor. Markalar artık göz boyama değil göze girme devrindeler. Beni tüketici bir kez satın almasın hep satın alsın her daim aklında olayım derdindeler. Bu nedenlede markalar özel günlerde ve gündeme yönlendirici ucundan kıyısından alakalı tüm oluşumlarda yer alma çabasındalar.

Scott Scratten, 2012 yılında ”Pazarlamayı bırakın, etkileşim yaratmaya başlayın” demişti. Ne de güzel demiş.

Scratten kitabında bazı ölümcül sosyal medya günahlarına dikkat çekmişti. Bunlar;

Açgözlülük: Her mecrada olmak yerine öncelikle tek bir mecraya odaklanılması gerektiği.

Tembellik: Sosyal medya hesabınızda haftada bir kez 5 saat aktif olacağınıza, her gün 45 dakikalık aktiviteler daha faydalıdır.

Hırs: İnsanların sosyal medyada olmalarının sebebi ürünlerinizi almak değil. Onları etkileşime geçirin. Sorun, yanıt verin, övün.

Öfke: Bazen doğanız gereği öfkelenebilirsiniz. Fakat öfkenizi sosyal medyada göstermeyin. Google unutmuyor.

Kıskançlık: Twitter’da yüzbinlerce takipçisi olanları kıskanmayın. Önemli olan daha iyi bir etkileşim oranı yakalamaktır. İlişki kurmaya ve kaliteli içerik üretmeye odaklanın.

Bu maddelere karşı gelecek biri var mı? Varsa yazının altına yorumlarını bekliyorum.

Gerçek zamanlı pazarlama yaklaşımı anlık içeriklerle müşteri ile bağ kurmada kısa ama etkili bir yol olarak gözüküyor. Gündemi güncel olarak takip etmek, doğru içerik stratejisi ve marka öngörümünü süzgeçleyerek oluşturmak gerekli. Özetle markalar ruhunu, enerjisini irmik irmik tüketicilerine hissetirmeli ve gerçek zamanlı bir marka olma yolunda ilerlemeli.

 

Bir önceki yazım olan Dışavurum oyunlar: Candy Crush başlıklı makalem candy crush, game ve gamer hakkında bilgiler verilmektedir.