İnfografiğin geleceğini veri görselleştirme otomasyonun yükselişine bağlamak mümkün.

Bunu yapacak yetenekte yazılımlar yaygınlaşmaya ve çeşitlenmeye başladıkça infografikler herkesin erişimine açılacak. İnfografiklerde gördüğümüz görsel ifade şeklini aslında baktığımız her yerde görüyoruz.

Uzun zamandır infografiğin ana akım olduğunu teslim etmemiz gerekiyor. Buradaki amaç net: Bilgilerin görsel olarak zengin bir tasarımla iletilmeye çalışılıyor. Bununla birlikte insanlar da verilmek istenen mesajları daha kolay algılayabiliyor. Örneğin, giyilebilir teknolojilerin hayatımıza girmesiyle veri görselleştirme yaygınlaştı ve bu cihazların topladığı verileri yorumlayan tüketiciler hayat tarzlarında değişikliğe gidiyor.

İnfografiğin geleceğinde iki trend

İnfografiğin geleceğini yönlendirecek iki trendden bahsetmek mümkün:

– İnfografik oluşturma araçlarına demokratik erişim,

– Sosyal yönden üretici görselleştirme.

İnfografik oluşturmak ve tüketmek için harcanan zaman, infografiklerin daha iyi anlaşılmasına neden olacak ve uygulayıcılar bu alanda rekabet ederek yenilikçiliğin peşinden gidecek. Bunun sonucunda da, kalite çıtası yükselerek daha kaliteli işler için talep artacak. Bununla birlikte insanlar daha nitelikli infografikler oluşturmaya başladıkça, bu da endüstriyi olgunlaşmaya zorlayacak.

Sosyal yönden üretici görselleştirme

Bu yaklaşım, geleneksel statik infografikler ile klasik interaktif arayüzlerin birleşiminden meydana geliyor. Buradaki amaç; okurun infografikle daha anlamlı şekilde etkileşim kurmasını sağlamak. Burada veri ve görseller tüketicinin etkileşim kurmasıyla belirli aralıklarla güncelleniyor. Bu da, içeriğin sürekli bir tutarlılığa sahip olduğunu ve orijinal bağlam içinde güncellendiğini gösteriyor. Bu türden bir içeriğin dağıtım potansiyelinin ötesinde, markalar bu şekilde kullanıcı kazanabiliyor. Bunun için çeşitli anketler düzenleyip sonuçlar anında görüntülenebiliyor.

Peki, nasıl görsel bir firma olunur?

Bu soruya verilecek ilk cevap şu: Çalışanlara infografik üretebilecekleri araçlara rahatça ulaşabilmesini sağlamak gerekiyor. Bu, aynı zamanda kısa vadede ortalama kalitenin düşmesini engelleyeceği gibi mecranın gelişmesine de katkıda bulunacak. Bunun sonucunda ise eleştirel çerçevenin oluşabileceği bir ortam ortaya çıkacak. Ayrıca görselleştirme dünyasını şekillendirirken insan kreativitesini muhafaza etmek gerekiyor. Kısacası, çalışanların bilgilendirici, eğlendirici ve ilham verici hikayeler sunması için sürdürülebilir şekilde yetkilendirmeleri önemli bir nokta olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yazı Turkcell Blogta yayınlanmıştır.

Bir önceki yazım olan GençTurkcell Blogger Etkinliği başlıklı makalem app, blogger ve event hakkında bilgiler verilmektedir.