Bu başlığı atmamdaki neden bazı özelliklerin mecranın dinamiklerine uyan bir formatta olmadığından ve bilgi ve nitelik noksanlığının yitirilmesinden.

2003 yılında kurulan Linkedin, iş dünyasından insanların ne yaptıklarını görmenizi, onlarla güçlü bağlar kurabilmenizi, liderle ve ceo’lar la iletişime, etkileşime geçmek ve kendi sektör alanlarınızla ilgili paylaşımlarda bulunabilmenizi sağlayan bir iş platformu olarak ortaya çıkıyor.

Facebook’u zaten anlatmaya gerek yok. Komik ve ilginç bir videonuz varsa oraya aitsiniz demektir. Bir de kedili video çok önemli.

Yazımın konusu dâhilinde asıl gelmem gereken nokta; Facebook’un son yapmış olduğu özelliklerinden biri iş başvurusu yapma özelliğini devreye soktu. Yani Facebook’tan marka ve firmalar artık iş başvuruları alabilecekler. Otomatik gönderi özelliğinde kullanıcılar form doldurup ve CV’lerini ekleyerek iş başvurusu yapabilecekler. Hatta bazı firmalar bu kapsamda bu tür gönderi içeriklerini paylaşmaya başladılar. Ancak bu özelliği kullanan bir kişi olarak pekte verimli olmadığını söylemek isterim. Çünkü facebook’tan insanların iş aramasına yönelik bir ciddiyet yok.

Gelen CV’lerde bilgi yoksunluğu ve ciddiyetsizlik gırla! İsmini bile yazmadan gönderilen CV’ler, boş başvuru gönderen, ön yazı yazmayan ne için başvurduğunu bilmeyen kişiler…

Facebook genellikle komik, ilginç ve propaganda video ve içeriklerin merkezi konumunda ilerlemesiyle iş ve iş bulma kurumluğuna soyunmasına bir anlam veremedim. İnsan Kaynakları’nın da bu duruma pek ciddiye alacağını da sanmıyorum. Çünkü Linkedin platformu bu kapsamda öne çıkan bir mecra. Gerçi son zamanlarda Linkedin’da eskiden insan kaynakları uzmanları iş teklifleri yapardı şimdi ise artık insanlar iş arıyorum diye yazarak duyuru yapıp elden ele yayma derdindeler. Gelinen nokta da farklı olsada iş bulma ve sektörü online olarak en iyi şekilde anlama ve anlatma sanatı Linkedin’da. İnsan Kaynakları üssü artık Linkedin’da toplanıyor. Neden? Jobvite’ın araştırmasına göre işe alım uzmanlarının %93’ü Linkedin’den faydalandıyormuş. İşe alımlarda stalk’lama ilk linkedin’da başlar, twitter’da ne yazdığına, instagram’da ne paylaştığına, facebook’ta neye güldüğünüze.

Online CV’niz gibi düşünebileceğiniz Linkedin sayfanızda eğitim bilgilerinizden iş tecrübelerinize, hobilerinizden başarılarınıza pek çok bilginiz bulunuyor ve bu bilgiler iş verenlerin ilgisini çekebilir ve size ‘Linkedin’ sayfanız aracılığıyla ulaşabilir.

Bu yüzden Linkedin sayfanızı güncel tutmak özellikle iş arayan biriyseniz sizin için oldukça önemli. Ayrıca, Linkedin sizin profilinize uygun olan iş ilanlarını listeleyerek size seçim yapma konusunda kolaylıkları da sağlıyor.

İşe gireceğiniz zaman şirket hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak isteyebilirsiniz. Böyle bir durumda da şirketin Linkedin sayfasına girip hakkında merak ettiklerinizin bir kısmını öğrenebiliyorsunuz veya kimlerin bu şirkette çalıştığını görebiliyorsunuz.

Linkedin’ı kullanmak sizin profesyonel markanızı geliştirmenizi sağlayacak ve işe alım aşamasında insan kaynakları tarafından arama motorunda arandığınızda üstte çıkan hesabınız sayesinde iyi bir izlenim kazandıracaktır. 

Öncelikle oyuna gelmeyin! Ne oyunu derseniz kuracağınız cümleler, yazılar ve paylaşımlar linkedin’da kötü bir izlenim yaratıp kariyerinize etki edeceğinizi unutmayın. Diğer sosyal medya platformları için de bu durum geçerli olsa da Linkedin’da pek bir etkili. Aşağıda linkedin’da iş bulmak için altın değerinde tüyoları bulabilirsiniz.

 

Linkedin’da iş bulmak için altın değerinde tüyolar:

  • Bulunabilirlik:Eğer ilgi alanınızdaysa tanımadığınız kişileri eklemekten çekinmeyin, özellikle işe alım profesyonelleri ile birinci dereceden bağlantılar kurun. En çok aramayı onlar yapıyor.
  • Kim olduğunuza karar verin:Aramalarda çıkmak için profil metinlerinde işinizle ilgili temel terimleri kullanın. Nasıl bilinmek istediğinizi profilinizde iyi doldurun.
  • İlham alın:Size benzer profilleri inceleyin, anahtar kelimeler için fikir alın.
  • Kendinizi anlatın:Kendinizi ve iş alanınızı en iyi şekilde anlatın. Ziya gibi değil ama.
  • Güncel olun:Telefonunuz çalmıyorsa ya da mail / mesaj gelmiyorsa ya bir yerde hata yapıyorsunuz ya da sektör kötü ya da siz yeterince iyi değilsiniz demektir.  Profilinizi düzenleyin, güncel tutun ve içerikler yayınlayın. Ancak ne olur günaydın, hayırlı cumalar ya da karikatür gibi paylaşımlar linkedin’da yapmayın! İşle ilgili olmayan her şeyi facebook ve instagram’a bırakın.
  • Özel URL: Size özel URL almayı unutmayın: Özel alınmış, isminizi yansıtan bir Linkedin URL adresi, hem özgeçmişiniz hem de kartvizitinizde etkileyici olacaktır. Linkedin’de de profilinizin hemen fark edilmesine sebep olur.
  • Profil ziyareti: Fotoğraf, başlık ve referanslarda yapacağınız küçük iyileştirmelerle profilinize gelenlerin sayısını da artırabilirsiniz. Mesela: Fotoğraf eklemek görülme ihtimalinizi 14 kat artırıyor. Tatil ya da parti selfie’si koyacaksanız hiç koymayın daha iyi. Profilinizdeki fotoğraf ilk izlenim açısından çok önemli.
  • Referans ve tavsiye: Tanımadığınız insanlardan referans ya da tavsiye istemeyin. Özgeçmişinizde yer verdiğiniz deneyimleri ve yetkinliklerinizi ispatlamak için kullandığınız “recommendations” (tavsiyeler) bölümü önemlidir. Ama sizi tanımayan insanlardan bu bölüm için destek isterseniz hem elde edemezsiniz hem de onlar üzerinde kötü bir izlenim bırakabilirsiniz. Ayrıca lütfen ‘iş arıyorum yeter artık intihar edicem’ gibi uzun ve acıklı gönderiler linkedin’da yazmayın. Profesyonel dışı ve arabesk hareket etmeyin.
  • Profiliniz eksiksiz olsun:İşe alım insanları bir aday üzerinde saatlerini harcamaz. Sadece Linkedin’de 433 milyon üye mevcut. Sizi saniyeler içinde değerlendirecekler. Ve elemeye tam doldurulmamış profillerden başlayacaklarından emin olun. Eğitim bilgilerinizi, iş deneyimlerinizi, sertifika bilgilerinizi, yazılarınızı ve başarılarınızı mutlaka ekleyin. Dolu dolu bir profil olsun. Ancak mantıklı olacak şeyler dahilinde.
  • Aktif olun:Linkedin’de paylaşım ve yorum yapmak görünürlüğünüzü artırır. Görüşlerinizi ve yorumlarını belirtmekten çekinmeyin, diyalog kurun ve iletişime geçin. Belki hayalinizdeki x şirketin y müdürüne asla ulaşamıyorsunuzdur iş için bir gönderi yorumunda y müdürü ile orta noktada buluşmak yeni bir işe girişmede etkili bir yol açabilir. Taktikleri iyi kullanın.

 

Ayrıca harıl harıl linkedin’de iş bulucam diye önünüze gelen İnsan Kaynakları çalışanını ya da müdürünü eklemektense yönetici pozisyonunda olanlar ile içinde bulunduğunuz veya bulunmak istediğiniz sektörde yer alan İK’cılarla bağlantı kurmaya çalışmanız daha doğru olacaktır.

Bunlara ek olarak Facebook, Instagram gibi Linkedin’de kaç tane arkadaşınız/takipçiniz olduğu ilk bakılan nokta değil. Linkedin’de tanıdık tanımadık herkesle bağlantı kurmaktansa, gerçekten sizinle alakalı olacak kişilerle bağlantıda olmanızda fayda var.

Özetle, sosyal medya mecralarını en doğru şekilde lehinize kullanmak sizin elinizde. İmkânları doğru zamanlama ile doğru üslupla kullanmak ve daha akılcıl yer almak belki de hayatınızın fırsatlarına açılan kapıların anahtarını verir.

 

 

Serkan Eskalen

Dijital İletişim Uzmanı

www.serkaneskalen.com

 

Bir önceki yazım olan Instagram Algoritması Nasıl Çalışır? başlıklı makalem algoritma, facebook ve içerik hakkında bilgiler verilmektedir.