Kullanıcıların cihazlardan beklentileri her geçen gün artarken, cihaz ve içeriği de olabildiğince rahat kullanmak istiyoruz.

Mobil cihazlar öncelikle rahat kullanılabilecek şekilde tasarlanmış olmalı. Üretim yapan şirketlerin kullanıcı deneyimini gözlemleyerek ihtiyaç duyulan özellikleri sunabilmelerinin yanı sıra, markaların kullanıcıya cihaz üzerinde sunacağı içeriğin önemi de çok büyük. İçerik ne kadar kolay kullanılabilir ve anlaşılır olursa, kullanıcı da o kadar mutlu olur.

Artık mobil kullanıcılar deneyimleri ile de üretici firmalara mobil arayüz tasarımının geliştirilmesi gerektiğine dair yön verebiliyor ve yorumlarda bulunabiliyor. Bu yüzden mobil kullanıcıların sizden ne isteklerini ve ne istemediklerini iyi anlamak gerekiyor. Doğru adımlar atmanın ve başarılı sonuçlar almanın yolu mobil alanda kullanıcıyı iyi dinlemekten geçiyor.

Hedef kitleyi tanımak ve tasarım kararlarını verebilmek için pazar araştırmalarına ek olarak ciddi analizler de yapmak gerekiyor. Bu analizler sırasında Nielsen’in sezgisel analiz yöntemlerinden insan-bilgisayar etkileşimine kadar farklı teknikler kullanılabilir.

Geleneksel web tasarımından mobil tasarıma geçmek alışılması zor adımlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Mobil kullanıcı deneyimi, web’in bizlere sunduğu deneyimin bir kopyası olmamalı, içerik, özgün bir tasarımla mobil platforma uygun bir şekilde kullanıcıya sunulmalıdır. Örneğin; masaüstü bir bilgisayarla internet erişimi sağlarken kullanıcının nasıl bir pozisyonda olacağı hakkında bir genelleme yapılabilir. Kullanıcılar genellikle bir sandalye veya koltukta masa üzerinde duran bir bilgisayarla iletişim içerisinde olurlar. Daha büyük ekrana bakarlar. Mobilde ise bu çok farklı. Öncelikle mobil tasarımı yapılırken kullanıcının cihazının nerede ve nasıl kullanılacağı tahmin edilemez ve küçük bir ekranla iletişim halinde olunur. Bu yüzden dizayn olabildiğince ergonomik olmalıdır.

Masaüstünde geniş bir ekran olduğu için tasarımcılar o ekranları cömert bir biçimde kullanabiliyorlar; ancak mobilde durum farklı. Küçük ekranın kullanıcılar tarafından iyi deneyimlenebilmesi için mevcut alanın faydalı şekilde kullanılması, masaüstünde sağlanan web deneyiminin başarılı bir şekilde mobil platformuna aktarabilmesi gerekir.

Mobil içerik pazarı için bir araştırma yapan Juniper Research firması yaptığı açıklamada, 2016 yılına kadar bu pazarın 65 milyar dolara ulaşacağını belirtti. Pazar gittikçe mobil içeriklere yönelik şekilleniyor. Bazı markaların Facebook ve Twitter sayfalarına mobil giriş yüzdesi daha fazla. Kimilerinin bilgisayarı bile yok ama akıllı telefonu ile markaları takip ediyor, yorum yapıyor ve inceliyor. Mobil hareket her şekilde varlığını sürdürmekle birlikte daha da büyük kolezyumlara gidebileceği söz konusu.

IBM Global Business Services mobil kullanıcı temalarını şöyle sıralıyor:

Kullanıcı deneyimi için önemli temalar

  • İlk izlenim: Kullanıcının cihazla ilk içgüdüsel iletişimi olarak açıklanabilir. Görünüş, estetik ve genel izlenim.

  • Fonksiyonel çözüm: Kullanıcının uygulama içersindeki rahatlığı, uygulamanın anlaşılabilirliği ve amaca ulaşmanın kolaylığı.

  • Sürekli etki: Kullanıcının mobil deneyimindeki rahatlığının ve sürekliliğinin sağlanması.

Belirleyici bir unsur olarak kullanıcınızı tanıyın!

Burada önemli olan neyin kim için yapıldığıdır. Bunu anlamak için de aşağıdaki sorular sorulabilir:

  • Hedef kitlenizin yaş ortalaması kaç?

  • Ne çeşit mobil cihaz kullanıyorlar?

  • Toplam nüfusta daha çok hangi cinsiyete hitap ediyor ya da hepsine mi?

  • Daha çok ne tarz işlerde çalışıyorlar?

  • Mesleği nedir?

  • Ortalama eğitim seviyesi nedir?

3 tip mobil kullanıcı var

Tekrarcı: Tekrarcı kullanıcılar, cihazlarını daha çok gerçek zamanlı ve tekrar eden bilgi almak için kullanıyorlar. Ve cihazlarına daha çok bu tekrarlayan bilgiler yenilendiğinde bağlanıyorlar. (Hava durumu, döviz fiyatı, maç skorları gibi bilgileri almak için.)

Sıkılgan: Sıkılgan tip kullancılar daha çok bir yerde beklerken kafalarını dağıtmak, vakit geçirmek veya eğlenmek için mobil cihazlarına bağlanıyorlar. Bir otobüs durağında bekleyen insanlara dikkat ederseniz mutlaka mobil cihazlarıyla ilgilenen sıkılgan tip kullanıcıları göreceksiniz. Oyun, müzik, sosyal ağ uygulamaları onlar için birebir.

Aceleci: “Buna şimdi ihtiyacım var!” sloganıyla bütünleşmiş olan kullanıcılar cihazlarını genellikle acil aramalar için kullanırlar. (Adres, hotel, restoran, bar, eczane vs. aramak gibi.) Bu tarz kullanıcılar özel günlerde mobil ticaretin en önemli unsurlarıdır. Çiçekci nerede? En iyi pastahane nerede?

Bu listeye ‘mobil telefonuna bağımlı’ kullanıcı tipi de eklenebilir. Bu tarz kullanıcılar, sürekli içerik paylaşımları yapıp uygulama kullandıkları için bu 3 tip kullanıcının da karakteristik özelliklerini taşırlar.

Ayrıca mobilde tek fonksiyonlu olmak bazen iyidir. Çünkü, örneğin mobil cihaz üzerinden bir linke tıklayan kullanıcıyı ordan oraya yönlendirmek veya reklam gösterimleri yapmak ya da mobil sayfanızın pratik olmayan menülere sahip bir arayüzü olması gibi problemler kullanıcının aklını karıştıracaktır. Bu durumda ziyaretçiniz aceleci ise sipariş vermekten vazgeçecektir.

Hedef kitlenizin hangi cihazı yoğun olarak kullandığına dair bir araştırma yapmak ve bunun yanı sıra mobil için hazırlanan projenin tüm cihazları desteklemesi önemli. Örneğin, Android cihazların ekranları daha geniş ve bu yayınladığınız içeriğin görsel olarak sorunlu göstermesine yol açabilir. Güncellemelerin zamanında kullanıcıya sunulması, uygulamada veya mobil sitede yeniliklerin yapılması da yine sürekliliği sağlamada iyi bir ölçüt olacaktır.

Mobil uygulama veya mobil site hazırlanırken asıl amacın ne olduğunun belirlenmesi çok önemlidir. “Mobil cihaz sahipleri neden sizin mobil sitenizi ya da uygulamanızı kullansın?” Bu sorunun cevabını iyi optimize etmek gerekenleri doğru saptayıp geliştirmek ve uygulamak gerekiyor.

Bu yazı Turkcell Blog‘ta yayınlanmıştır.

 

 

Bir önceki yazım olan Sosyal medyada strateji hataları başlıklı makalem social media, social media strategies ve sosyal medya hakkında bilgiler verilmektedir.