Sosyal ağlardan alışveriş sitelerine pek çok öğesiyle internet, modern yaşamımızda kaçınılmaz bir role sahip. Peki ya kendimize ait tüm bilgileri internette silmek mümkün mü?

Kişisel mesajların halka açık biçimde paylaşıma girebildiği ve özel fotoğrafların istenmeyen yerlerde bulunabildiği sosyal medya sayesinde çoğu kişi bu acı gerçeği öğrendi. Bu türden sıradışı vakalar haber sütunlarını işgal ediyor olsa da günlük online yaşam sırasında kişisel bilgilerimizin olması gerekenden fazla ön plana çıkarmayı sürdürüyoruz. Bu türden gelişmeleri geriye döndürmek sinir bozucu bir işlemde olabiliyor.

Giderek artan oranda her şeyin birbirine bağlandığı bir dünyada yaşıyoruz. Dijital kimliklerimiz kopyalanıp binlerce sunucu ve serviste depolanıyor. Güncel örnek olarak, iPhone 5S ‘Touch ID’ özelliği ile bu duruma yönelik paralel açık bir konumlandırma olarak yer alıyor.

Bu tür rahatlıklar bizlere kolay geliyor ama bedeli yüksek. Bilgilerimizi ve gizliliğimizi, bu içeriği istedikleri gibi kullanabilecek firmalara teslim ediyoruz. Facebook,e-ticaret gibi benzer sitelerin büyük bir kısmı bilgilerimizi kullanarak hedeflenmiş reklamlar gönderiyor. Diğer bir noktada ise çirkinleştirme yaparsak çeşitli siteler bilgilerimizi satıyor ve daha uzun süre abone olarak kalmamız için aklımızı çelmeye çalışıyor.

Şu ana kadar söz ettiklerimiz bildiklerimizden ibaret. Kendinize şu soruları sorun: Yılları aşan online yaşamınızda kaç siteye veya servise üye oldunuz? Ardından bir sonraki yeni popüler seçenek belirince kaçını  unutup geride bıraktınız? Üye olduğunuz bir forumda 2005 yılında yazdığınız mesajı hatırlıyor musunuz?

internetsiz-bir-hayat-nasil-olurdu--internet-online-education-1315288

Biz  sadece internette gezinen birer online kuluz ve yeni seçenekler belirledikçe yön değiştirip daha önceki servisleri unutmamız da doğal. Ancak sorun şu ki; bu servislerin bizi unutmuyor olması. Tıpkı Cuma akşamı sarhoşken çekilmiş bir fotoğraf gibi bu veriler istenmeyen yerlere ulaşıyor.

Örneğin, Twitter’ın size ait kişisel bilgileri silmesi 30 gün sürüyor. Ama arama motorlarının önbelliğe aldığı tweet’ler konusunda Twitter bir sorumluluk kabul etmiyor.

‘Aynasız Dokunulmazlar’ kategorisinde ise WordPress ve Skype var. Bu servisler hesabınızı silmenize ya da devre dışı bırakmanıza izin vermiyor. Bunlardan uzaklaşmanın tek yolu bilgilerinizi yanlış olacak şekilde güncellemek.

Facebook, 2010 yılına kadar üyelerin hesaplarını silmesine izin vermiyordu. Şu an bile ‘silme’ ve ‘devre dışı’ bırakma gibi iki farklı seçenek sunarak kafaları karıştırmaya devam ediyor.

Öte yandan,  bazı firmalar belirli bir bedel karşılığında online itibar kapsamında size yardımcı oluyorlar. 2006 yılında kurulmuş Reputation.com olan bu firma, kişilere ve şirketlere ait online görünürlüğün yönetimi konusunda en bilinen isimlerden biri olmayı başarmış. Reputation.com’un iddiasına göre, size ait bilgileri üç binden fazla işletme veritabanından silebiliyor ve sürekli olarak online davranış takibi yapan 200 firma engellenebiliyor.

Reputation.com İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Noah Lang, ”Bazı işbirliklerimizi ve teknolojileri kullanarak ilk aşamada sitelerin açığa çıkardığı kişisel verilerinizi silmeye odaklanıyoruz. Ardından teknolojimizi kullanarak koruma altına almış olduğunuz veriyi takibe alıyoruz ve yeniden ortaya çıkarsa siliyoruz. Aynı zamanda ortaya çıkan yeni siteleri analiz edip kişisel verilerin internette yayılıp yayılmadığını kontrol ediyoruz. Böyle bir durum olursa kullanıcıyı bilgilendiriyoruz” diyor.

Aslında itibar yönetimi firmalarının karşılaştığı sorun da büyük. Bu sorun çok fazla veri toplayan şirketlerden değil de daha çok kişisel sitelerden kaynaklanıyor. Düşünün eski sevgiliniz sizinle ilgili utanç verici bir blog yazısı yazdığı zaman size firma tarafından uyarı mesajı gelip sizin kontrolünüz tarafından o içerik silinebiliyor. Ama bunu kontrol etmekte ayrı bir uğraş ve maddi sirkülasyon gerektiriyor. Amerika’da birçok ünlü iş adamı bu tür yollar ile online itibar yönetimi firmalarından destek alıyor.

Ayrıca JustDelete.me isimli internet sitesi, internetten yok olma sürecinize yardımcı oluyor.

İngiltere merkezli geliştirici Robb Lewis tarafından yaratılan servis, üye olduğunuz Facebook, Foursquare, Dropbox, Twitter gibi birçok sitedeki hesabınızdan tek seferde kurtulmanıza yardımcı oluyor. Ama arama motoru verileri hakkında tek bir garanti sunulmuyor. Kaydedilenler her an karşınıza çıkmaya hazır.

Siteleri kolaydan imkansıza kadar sıralayan justdelete.me için hesabınızın direkt kapatılabildiği Twitter, Facebook ve IMDB gibi alternatifler kolay sınıfında yer alırken, Amazon.com hesabınızın sadece deaktive edilebildiği Pinterest ve Netflix gibi örneklerse imkansız kategorisinde bulunuyor.

Pew Research Center tarafından yürütülen yeni bir araştırmaya göre, İnternet kullanıcılarının %56′sı kendilerini internet’te aratıyor. Bu rakam aslında büyük bir yükselişi temsil ediyor çünkü bu soru araştırma firması tarafından 2001′de sorulduğunda %22′lik kesim bunu yapmaktaydı. Kendi ismimizi aratmamız, şüphe ve merak dürtülerimizin bir yansıması olarak yükselişte diyebiliriz.

Görünüşe bakılırsa, internete bağlı bir yaşam sürüyorsak bize ait olan bilgiler sadece bize ait olmuyor. Online hayatmızda var olan her türlü içeriğimiz başkalarının depolanmış hayat iz düşümlerine de damlıyor. ”Damlaya damlaya göl olur” atasözüde bu yazının sonuna yakışır.

 

 

Bir önceki yazım olan Viralleşebilen içerik türleri başlıklı makalem ad, advertising ve content hakkında bilgiler verilmektedir.