Orantısız güç varda orantısız data yok mu?

Data toplama senkronu gün geçtikçe artıyor.  Sensörlü ürünler  ve malzemeler yakın gelecekte bizi bekleyen data yuvası haline gelmiş diğer ürünler olarak yer alacak.

Sunulan aplikasyonlar, kampanyalar, oyunlar, ürünler veya icatlar her ne kadar yarar sağlasada artık data toplama telaşında hepsi.

Örneğin geçtiğimiz Ocak ayında piyasaya sürülen yaklaşık 50 dolardan satışa sunulan Beam Brush adlı akıllı diş fırçası, diş fırçalama zamanlarını kaydetmek üzere akıllı telefonlarla senkronize edilebiliyor. Bu sayede diş fırçalama alışkanlıklarına dair datanın izinin sürüldüğü sistem, bu bilgilerin tercihe bağlı olarak dişçiler, ortodontisler ve sigorta şirketleriyle paylaşmasına da olanak sağlıyor. (İzinli fırçalama)

ABD’nin Kentucky eyaletinde yer alan bir teknoloji şirketi olan Beam Technologies’in kurucu ortaklarından Alex Frommeyer bu çılgın ürünü, ‘İnsanlar bizi çoğu zaman bir diş fırçası firması olarak görüyor, ancak değiliz. Ve açıkcası diş fırçalarıyla hiç mi hiç ilgilenmiyoruz. Biz sağlıklı datanın peşindeyiz. İşte Beam Brush’ın tüm maksadı birçok farklı yolla datanın izini sürmek’ diyor. Sigorta şirketleriyle olan iletişim ise şu şekilde işliyor; Beam belirli sigorta şirketleriyle irtibata geçerek, data kullanımına razı olan müşterilere akıllı diş fırçaları dağıtıyor ve süreç bu şekilde başlamış oluyor.

Buradan ürün ile ilgili detaylara ulaşabilirsiniz; Beambrush

Beam Brush elbette bu derin data evreninde ortaya çıkmış ilk data üreten ürün değil. Bu furyanın içinde birçok marka,ürün ve aplikasyon var. GPS’li saatler, internet üzerinden senkronize edilebilen tartılar, kilo egzersiz takip sistemleri ve gün boyu kişilerin fiziksel aktivitelerini ölçen ve ivmeölçer bulunduran Nike+FuelBand bulunuyor. (Örnekleri akıllı telefonunuzun store bölümünde çokça var)

Data toplayan sensörlü ürünler, fitness ve sağlıklı yaşam gibi sınırların ötesinde, markalar için de önemli avantajlar ellerinde. Bunlardan ilki, markaların bu data toplayarak izleme sistemleri ile test etme imkanı yakalıyor olması.  Datanın markalar ürünler hakkında direkt geribildirimler almada net faydalar olduğu gibi gömülü yerleştirilmiş bu sensörlerde hızlı bir şekilde artıyor. Hemen hemen herkes akıllı telefon kullanıyor. Akıllı telefon kullanması bu uygulamara bir nevi açık çek yaratıyor. İnsanoğlu merak ediyor bakmak, kurcalamak ve deneyimlemek istiyor. Böylece verilerini bir nevi paylaşmış ve karşı tarafa aktarmış oluyor.

Ürünlere sensör yerleştirme şeklinde kullanılan bu yöntem şimdilik canlı tüketici etkileşimlerini yada satışları izlemekten ziyade test amaçlı kullanıldığı söylesende bana pek inandırıcı gelmiyor.

Bir yandan Ogilvy Innovations Worldwide bugün 14 müşterisi için data toplama teknolojisi projeleri geliştiriyor.  Ajans kendi markalarına data takibi merkezli projeler yaratıyor.

Ayrıca data toplamayı sosyal medyada birçok marka, kampanyalarında ve projelerinde yapıyor. Sonra kampanya sonrası o kişiler tek tek aranıp yada mail atıp rahatsız ediliyor. Bu periyod özel günlerde veya bazı zamanlarda yinelerek aranmayı tekrardan sağlıyor.  Mehmet bey bu ürün yada hizmeti düşünür müyüz? Sizde bu ürünümüzü veya paketimizi denemek ister miydiniz? Spam’ler vs. gibi durumlara belki çokça maruz kalmışsınızdır. Sonra da dersiniz ki; ‘beni bu x firması neden arıyor? hiç oradan alışveriş yapmadım bilgim ve ilgimde yok’ dersiniz. Ama belkide datanız başka bir firmaya satılmıştır veya o firmanın facebook uygulamasında bir data izi bırakmışsınızdır.  Facebook’ ta oyun oynarken yada uygulamaya izin verme mekanizması bu alanı tetikleyen başlıca faktörlerden bir tanesi.  Burada dillere pelesenk olan ‘Big Data’ unsuru ön plana çıkmış oluyor.

Öte yandan Markalar, sosyal medyada yarışmaları veya uygulamaları ile sonunda kullanıcılara data formu sunup sonradan telefonlar çok arayıp veya mail ile çok rahatsız edip o kullanıcıları unlike yada unfollow ile kaybettiğide yadsınılamaz bir gerçek. Beraberinde bir de artık o markayı tercih etmemek  ve  o markayı kötülemek en büyük ceza diye nitelendirebiliriz.

Peki neden veri toplama?

Çünkü günümüz şartlarında kar marjları azalırken rekabet koşulları da giderek ağırlaşıyor. Firmalar, kar marjlarını arttırmak için etkin ve verimli çalışma ortamları yaratmak zorunda kalmaktadır. İşletme maliyetlerini azaltmanın, verimliliği arttırmanın yolu veri toplama ve değerlendirme sistemlerinden geçiyor. Data üretme özelliğine sahip bunca ürün piyasaya çıktıkça ve günlük hayatlarımıza, evlerimize hatta odalarımıza ayakkabıları ile girdikçe,  peki bu data kimin datası? sorusu da kaçınılmaz oluyor.

Frommeyer, akıllı diş fırçası örneğinden gidersek, ‘Belirli müşterimize ait  verileri satarak onlara sigorta kazanma fırsatı sunuyoruz’ diyor ve bu modelin temelinde tüketici olduğunu vurguluyor.

Ayrıca David McCandless’in TED konferasında sunduğu ‘Veri Görselleştirmenin Güzelliği’ adlı videosunu izlemenizi öneririm.

 

 

Bir önceki yazım olan Sosyal medya iletişimin evreleri başlıklı makalem facebook, social media ve social media strategies hakkında bilgiler verilmektedir.