Prankvertising yani korku pazarlaması, (fear marketing).  Kelime anlamı olarak bakıldığında negatif çağrışım yapıyor olabilir. Buna aldanıp “Korku Pazarlama” kötüdür, etik değildir demek doğru olmaz. Her şeyden önce doğru uygulandığında farkındalık yaratır. Her insanın korkuları vardır. Sahip olduklarını kaybetmekten korkar insan. Sağlığını, varlığını, sevdiklerini, sevdiklerinin sağlığını, mutluluğunu, huzurunu, patronunun güvenini ve daha nicelerini…

Pazarlama insanların zaaflarından faydalanır. Bunu etik bulmayabilirsiniz ama pazarlamada işler böyle yürüyor. Birinin sömürülmeye değer güçlü bir duygusu varsa mutlaka sömürülür. Korku pazarlaması da kişileri korkutarak satın alma tercihi yaratan bir yöntemdir.

Korku pazarlamasında korkunun dozu ürüne ve kategoriye göre değişiklik gösterir. İnsanların her şeye dair korkuları olabilir ama bunların dozu farklıdır. Ölüm korkusuyla fırsatı kaçırma korkusu aynı dozda hissedilmez, bu nedenle pazarlamadaki kullanımları da aynı ölçüde olmaz.

Viral korku çalışmalarına istanbul’da henüz karşılaşmadık ancak New York sokakları son dönemde pazarlamacılar tarafından tam bir korku filmine çevrilmiş durumda. Pek çok marka bu tarz videolar çekiyor. ‘Prankvertising’ veya ‘shockvertising’ denen bu pazarlama türünün son örneklerini son aylarda özellikle vizyona girecek olan filmler veya diziler için gördük.

Örneğin, Amerikan korku filmi Devil’s Due için çekilen bir viral çalışması idi. Filmde, tahmin edebileceğiniz gibi bebek bekleyen bir çiftin yaşadığı korkunç olayları izliyoruz. Senaryonun temelindeki şeytan bebek kavramı, viral videonun da ana kahramanı. Manhattan sokaklarında çekimleri gerçekleşen bu viral iş, yayınlandığı hafta 1 milyondan fazla paylaşılarak haftanın en çok paylaşılan viral video listesinde birinci sırayı aldı.

Viral çalışmanın arkasındaki ajans, New York menşeli Thinkmodo. Ajansın yaptığı bu korkutucu çalışma aslında ilk değil. Ajans, yakın zaman önce de Stepken King’in romanı Carrie’den uyarlanan korku filminin tanıtımı için bir viral çekti. Unruly Media tarafından  2013’te en çok paylaşılan 20 reklam listesinde sekizinci sırada yer alan bu viral çalışma için New York’taki bir kahve dükkanın baştan aşağı yeniden düzenlendi. Çalışmada telekinetic süper güçlere sahip olan bir kadının sinirlendikçe bir adamı duvara yapıştırması ve çığlıklarıyla raflardan kitaplara uçurması yer alıyordu.

Türkiye’de de bir hayli fazla takipçiye sahip Walking Dead dizisinin yeni sezon tanıtımı için yapılan viral çalışması da yine New Yorklulara korku dolu anlar yaşattı. Şubat ayının ilk haftası yapılan viral çalışmada Manhattan’daki Square Park civarında bir çukurun üstü mazgallarla kapatıldı. Zombi makyajı yapılan ve mazgalın altında yerlerini alan oyuncular, mazgalın üstünden yürüyen New York sakinlerini aradan çıkarttıkları elleriyle havaya zıplatmayı başardılar.

Şeytan bebek ve zombiler kadar olmasa da kocaman bir ayı da New York sokaklarında insanlara kısa süreli bir korku yaşattı. İlk olarak Super Bowl’da gördüğümüz Chobani yoğurtlarının reklamındaki ayı, bu sefer Manhattan sokaklarındaydı.

Özetle bu tarz korku salan viral çalışmaların sonuçları marka bilinirliğine olan katkısının var olduğu söylenebilir. En azından bu tarz videoların sosyal medyada sıkça paylaşıldığını, günlerce konuşulduğunu görüyoruz. Ayrıca bizim ‘şakacı’ adlı televizyon programların sunduğu ve hazırladığı eşşek şakalarına da maruz kalabiliyoruz.  🙂

Youtube’a girip arama kutusuna ‘prankvertising’ yazdığınız zaman markaların korku salmış tüm viral videolarını izleyebilirsiniz.

Bu tarz viral çekimlere maruz kalmak acaba nasıl bir duygu? Siz de bu şakalardan herhangi birine denk gelseniz ne hissedersiniz? Markadan soğur musunuz, yoksa renginiz yerine gelip sinirleriniz düzelince gülüp geçer misiniz? Bakalım önümüzdeki günlerde giderek yaygınlaşan ‘prankvertising’ akımının Türkiye’deki öncülüğünü hangi marka üstlenecek? Ayrıca son dönemde Türkiye’de topluca sinirlerimiz gergin. Türk insanı, pazarlamanın son trendi haline gelen korku dolu bir viral çalışmanın içinde kendini bulsa, sonunda çok da anlayışlı olabilir mi bilemem?

Bir önceki yazım olan Uygulamaların vazgeçilmezi: Güncelleme başlıklı makalem app, apple ve application hakkında bilgiler verilmektedir.